| | Create free blog ( Türkçe , Deutsch , Español )

Süper GAZETE

4 "insan" etiketi kullanan gönderi "insan" etiketi kullanan diğer içerikler resimler , videolar

İnsanlık ölmüş boğulan genç kızlara aldırmadan plajda yüzmeye ve güneşlenmeye devam ettiler

ELEŞTİRİ OKLARI İTALYA'YA

Bir yanda 11 ve 12 yaşlarında iki küçük kızın kumların üzerinde yatan cansız bedenleri. Hemen bir kaç adım ötelerinde de üzerleri havlu ile örtülü bu iki cesedi görmezden gelip hiçbir şey olmamış gibi güneşin ve denizin tadını çıkaran tatilciler...

İşte İtalya'nın Napoli kentinden gelen bu görüntü bütün dünyanın gözlerinin ve elbette eleştiri oklarının bu ülkeye çevrilmesine yol açtı. Ülke halkının ve politikacıların bu kadar eleştirilmesinin nedeni de boğularak yaşamını kaybeden iki kızın çingene olmasıydı.

Olayın, ülkeyi ziyaret eden Birleşmiş Milletler heyetinin, İtalyan hükümetini Çingenelere karşı ayrımcı ve olumsuz bir atmosfer yaratıcı politikalar yürütmekle eleştirilmesinden sadece bir hafta sonra meydana gelmesi de olayın bir başka çarpıcı boyutu.

 PLAJDA SÜS EŞYASI SATIYORLARDI

Geçtiğimiz cumartesi günü Napoli'deki kalabalık bir plajda tatilcilere incik boncuk satmaya çalışan Violetta ve Cristina Ibramovitc denize girmeye karar verdi.

Aşırı sıcaktan bunalan iki kız kardeş kendilerini denizin serin suları arasına bıraktı. Ancak yüzme bilmedikleri için kısa süre sonra gelen büyük bir dalga onları kayalıklara sürükledi. İki küçük kız da boğularak hayatlarını kaybetti.

Daha sonra Violette ve Cristina'nın cansız bedeleri kumsala çekilip üzerleri de hlavluylaörtüldü. İşin trajik olan yanı ise plajda yüzen ve güneşlenen kalabalığın sanki bir kaç dakika önce belki de gözlerinin önünde iki gencecik hayat sönmemiş gibi davranmasıydı.

Kazanın ardından olay yerinde çekilen fotoğraflar Avrupa'nın dört bir yanındaki gazetelerde yayınlandı. Haberlerin çıkmasının ardından da gözler İtalya'da yaşayan çingene nüfusa çevrildi.

Geçtiğimiz haftalarda İtalya'daki çingene kampları yakıldı hükümet de ülkedeki çingene azınlığın mensuplarının parmak izlerini almaya karar verdi.

Hürriyet

Heykel gibi muazzam vücudunuz olsun

erdirme Günümüzde estetik cerrahinin sunduğu imkânlarla bir insanı baştan aşağı yenilemek mümkün. Artık “burnum çirkin”, “göğsüm küçük” veya “basenlerim çok geniş” diye üzülmenize gerek yok. Estetik ve plastik cerrahi bunları en iyi şekilde hallediyor. Amerika’da yayınlanmış araştırmaları nedeniyle üç kez TÜBİTAK ödülü alan Prof. Dr. Erol Kışlaoğlu yaza hazırlık olarak yapılabilecek operasyonları şöyle sıraladı:

Endoskopik alın germe: Saçlı deri içinde yapılan 2 cm kesiden endoskop yardımıyla TV ekranından görüntülenerek yüz, alın kas ve derisi yukarı doğru çekilir. Bu operasyona “izsiz yüz germe” denir. Hastanede yatmayı gerektirmez. Bir hafta içinde hasta normal hayatına dönebilir.

S- lifting: Lokal anestezi + sedasyon ile uygulanabilen bir buçuk iki saatlik bir yüz germe operasyonudur. Kulak önü ve şakak bölgesine yapılan S şeklinde küçük bir kesiyle tüm boyun ve yüz dokularının toparlandığı ve gerildiği bir operasyon şeklidir. Hasta aynı gün evine gidebilir. Bir hafta sonra işine dönebilir. Bu şekilde çok küçük bir müdahale ile boyun ve yüzde on beş yaşlık bir gençleşme sağlanabilir.

Kaş asma: Lokal anestezi altında yarım saatte uygulanabilen bir işlemdir. Kaş uçları içten konan bir dikişle yukarı ve dışa doğru asılır. Bu asmayı fazla abartmamak gerekir. Abartıldığı takdirde Uzakdoğulu ifadesi verir. Gerektiği gibi uygulanırsa genç ve dinç görüntü sağlanır. Ertesi gün sosyal yaşantıya dönülebilir. Herhangi bir iz söz konusu değildir.

Göz kapaklarının gerilmesi ve torbacıkların giderilmesi: Klinikte lokal anestezi ile 1 saatte yapılan bir operasyondur. Ödeme mani olmak için göz 1 saat kapalı tutulur. Hasta hemen evine dönebilir. Herhangi bir sargı ya da pansuman söz konusu değildir. Üst göz kapağında gizli bir dikiş ve alt göz kapağında kirpik dibinde kendiliğinden kaybolan dikişler vardır. Hasta iki gün sonra banyo yapabilmektedir. 4 gün sonra üst göz kapağındaki dikiş alınır. Bu süre zarfında hasta güneş gözlüğü takarak günlük hayatına devam edebilir.

Sıcak havalar erken doğuma yol açabilir...

hamile2 Hacettepe Üniversitesi Kadın Hastalıkları ve Doğum Anabilim Dalı Öğretim Üyesi Prof. Dr. Tarık Aksu, hava sıcaklıklarının artmasıyla birlikte vücudun susuz kalmasının, hamilelerde erken doğuma neden olabileceğini söyledi.

Aksu, hamilelerin, sıcak havanın etkisiyle bazı sağlık sorunları ile karşılaşabileceklerini ifade ederek, giyim, spor ve beslenmeye yönelik önlemlerle, sıcak havanın olumsuz etkisinin azaltılabileceğini söyledi.Aksu, ''Sıcak havanın etkisiyle vücudun susuz kalması, rahimde kasılmalara, kasılmalar doğum sancılarına ve erken doğuma neden olabilir'' uyarısında bulundu.

Aksu, gebelerin, enfeksiyonlara karşı direncinin diğer bireylere göre daha düşük olduğunu vurgulayarak, mantar, idrar yolu ve vajinal enfeksiyonların da erken doğuma neden olabilecek sorunlar yaratabileceğine dikkati çekti. Sıcak havanın etkisiyle aşırı terleme, kızarıklık ve kaşıntının çeşitli mantar rahatsızlıklarına yol açabileceğini anlatan Aksu, gün içinde sık sık ılık duş alınmasının faydalı olacağını kaydetti. Aksu, sıcak havalarda, her zamankinden daha fazla sıvı alınması, günde 8-10 bardak su içilmesi ve bunun yanı sıra taze meyve suları ile limonata gibi içeceklerin tüketilmesi gerektiğini belirterek, çay, kahve, kola gibi kafein içeren içeceklerden uzak durulmasını önerdi.

Hamilelerin, vücudun su ihtiyacını artıracağı ve tansiyonun yükselmesine neden olabileceği için tuzlu gıdalardan uzak durması, baharatlı yiyeceklerden ve az pişmiş etlerden kaçınmaları gerektiğini anlatan Aksu, ''Mümkün olduğunca haşlama yiyecekler yenmeli, bol sebze ve meyve tüketilmeli, karbonhidrat ağırlıklı besinlerden uzak durulmalı, sık sık ve az miktarlarda beslenilmeli'' diye konuştu.Gebelerin güneşin zararlı etkilerinden korunmak için öğle saatlerinde kesinlikle dışarı çıkmamaları gerektiğini vurgulayan Aksu, çıkılması halinde ise geniş şapka takılması ve vücudun açıkta kalan yerlerine yüksek faktörlü koruyucu krem sürülmesini tavsiye etti.
Hamilelerin, ter emilimini sağlayan açık renk, pamuklu, keten ve geniş kıyafetler giymesinin uygun olacağını belirten Aksu, sıcak havanın etkisiyle ayakların şişmemesi, nefes alabilmesi ve vücut dengesinin sağlanması için de ortopedik ve rahat ayakkabıların tercih edilmesi gerektiğini söyledi.

Yüzmenin, karın kaslarını sıkıştırdığı için doğumu kolaylaştırdığını belirten Aksu, özel bir durum söz konusu olmadığı sürece anne adaylarına bol bol yüzmelerini önerdi.
Aksu, hamilelerin çok sıkı olmayan bir mayo ile serbest ve sırt üstü stillerde yüzmesinin hem anneyi hem bebeği rahatlatacağını ve karın kaslarını sıkılaştıracağını, koruyucu kremlerin de bebeğe zarar vermediğini ifade etti.

Öpüsme hakkında ne biliyorsunuz?

opusme5 Öpüşme hakkında bir-iki şey bildiğinizi mi düşünüyorsunuz? Belkide gerçekten öyledir. İşte öpüşmeyle ilgili bilmediğiniz istatistiksel gerçekler..

1. Her üç çiftten ikisi öpüşürken başını sağa doğru yatırıyor.

2. Basit, ruhsuz bir öpüşmede iki kas, tutkulu bir öpüşme sırasında yüzünüzde 34 kasınız çalışır. Ciddi bir çalışma öyle değil mi?

3. Parmak izi ya da kar tanesi gibi dünyada birbirine benzeyen iki dudak yok.

4. Öpüşme hastayken iyileşmenizi sağlar. Öperek kucaklama hareketi cildimizi geliştirir, diş sağlığımızı korur ve baş ağrımızı azaltabilir.

5. Bir kişi ortalama olarak ömrünün 336 saatini öpüşerek harcıyor.

6. Hiç merak ettiniz mi 'X' kişi geldiğinde nasıl öpüşüyor? Herkesin öpüşmesi kişisel özelliklerini yansıtıyor.

7. Koşma hakkında konuşun. Öpüşme beynimizde paraşütle atlamak, bungee jumping ve koşmayla aynı etkiyi yapıyor.

8. Dünyada bir kadın evlenmeden önce ortalama 29 erkekle öpüşüyor.

9. Evden çıkarken partnerini öpen erkeklerin geliri öpmeyenlerden daha yüksek.

10. Sinema tarihinde en uzun öpüşme 1941 yılındaki "You’re in the Army Now" filmde Jane Wyman ve Regis Tommey arasında oldu. İkili 3 dakika 5 saniye öpüştü.